Türkiye Florası

PROJE HAKKINDA DİZİN ANAHTAR SİLSİLE HERBARYUM TERİMLER BİBLİYOGRAFYA YAZIM KURALLARI

Terimler

  1. Betimleyici Sözcükler. Sıfatlar, Zarflar
  2. Organlar
    1. Kök
    2. Gövde
    3. Yaprak
    4. Çiçek ve Meyve Durumları
    5. Çiçek
    6. Meyve
    7. Tohum
    8. Tozlaşma
    9. Üreme
  3. Yaşam Ortamı ve Duruş
  4. Sınıflandırılamayanlar

IV- Sınıflandırılamayanlar
balözü bezi: Bitkiye ait özel dış salgıları üreten yapı
eşanlamlısı - nektaryum
latince - nectarium
ingilizce - nectarium, nectary, nectar gland
balözü: Balözü bezi tarafından üretilen salgı
latince - nectar
ingilizce - nectar
beze: Salgı yapan herhangi bir organ
latince - glans
ingilizce - gland
dikişizi: Bir organın kısımlarının bitişme çizgisi; çoğu zaman da açılma çizgisi
eşanlamlısı - sütür
latince - sutura, commisura
ingilizce - suture, commisure
efemeral: Kısa ömürlü bitki, ilkbahar başında çiçek açıp meyve ve tohum bağladıktan sonra yaz gelmeden ölen biryıllık bitki; bölgede geçici olarak rastlanan bitki
latince - ephemerus
ingilizce - ephemeral
eksen: Bir organı iki eşit parçaya bölen gerçek ya da hayali çizgi; bu bazen gövdedir, bazen ortadamar
latince - axis, rachis
ingilizce - axis, rachis
genişlemiş: Normalden daha genişlemiş olan
latince - dilalatus
ingilizce - dilated
halka: Genellikle çiçek örtüsüne ait üyelerde meydana gelen halkavari şişkinlik, kalınlaşma, tüy halkası gibi yapı; bazı soğanların tunikasının alt kısmında bulunan halkavari yapı
eşanlamlısı - annulus
latince - annulus
ingilizce - ring
ibreli: İbremsi, iğne biçiminde yaprakları olan bitkiler (genellikle ibre/iğne yapraklı Açıktohumluları anlatmak için kullanılır)
iki biçimli: Aynı bitki üzerinde aynı organ ya da yapının birbirinden iki farklı yapıda veya biçimde olması
eşanlamlısı - dimorfik
latince - dimorphus
ingilizce - dimorphic
ıtırlı: Hoşkokulu bitkiler; koku ve tat maddesi olma potansiyeline sahip bitkiler
eşanlamlısı - aromatik, aromalı
latince - aromaticus
ingilizce - aromatic
kesecik: İçi sıvı dolu küçük kese
latince - vesicula
ingilizce - vesicle
kılıf: Gövdeyi saran genellikle tüpsü sitipülsü yapı; Madımakgillerde (Polygonaceae) rastlanır
eşanlamlısı - boğum kılıfı, düğüm kılıfı, okrea
latince - ocrea, ochrea
ingilizce - ochrea
kılıflı: Kılıfı olan bitkiler
eşanlamlısı - okrealı
latince - ocreatus, ochreatus
ingilizce - ochreate
kokulu: Koku salan, barındıran
latince - odoratus
ingilizce - odour
körelmiş: Eksik ve belli belirsiz olan
eşanlamlısı - eksik, düşmüş, obsolet
latince - obsoletus
ingilizce - obsolete, rudimentary
kötü kokulu: Fena, hoş olmayan, kötü kokulu
latince - foetens, foetitus
ingilizce - foetid
lop: Dilimli veya parçalı bir organda küçük parça
latince - lobus
ingilizce - lobe
lopçuk: İkincil dilimlenme veya parçalanmada ki en küçük parça
latince - lobus
ingilizce - lobe
mazı: Bir böceğin etkisi sonucu bitki üzerinde gelişen, içinde böceğin yumurtaları bulunan yapı
latince - galla
ingilizce - gall
mikoriza: Mantar ile kök ortaklığı, bir mantar ile bir bitki kökünün ortaklaşa yaşama şekli
latince - mychorrhiza
ingilizce - mychorrhiza
perde: Organ veya boşluğu kısımlara ayıran ince bölme
eşanlamlısı - bölme perde
latince - septum
ingilizce - septum, partition
saplı: Sapı olan herşey (yaprak, yaprakçık, çiçekdurumu veya çiçek) için kullanılır
eşanlamlısı - petiyolat, petiyolulat, pedünkülât, pedisellât
latince - petiolatus, petiolulatus, pedunculatus, pedicellatus, stipitatus
ingilizce - petiolate, petiolulate, pedunculate, pedicellate, stipitate, stalked
silik: Çok çabuk düşen, belli belirsiz hale gelen, kaybolan, silinen; örn. damarlar kenarlarda silik
latince - evanescens, evanidus
ingilizce - evanescent
sıkapoz: Bitkinin tabandaki rozet yaprakların arasından çıkan ve tepesinde çiçek ya da çiçek durumu taşıyan gövdesinin yapraksız olması
latince - scaposus
ingilizce - scapose
tırnak: Bir parmağın tırnağı gibi bir organın ek yapısı
eşanlamlısı - apendaj, ekçıkıntı
latince - appendix
ingilizce - appendage
torbacık: Hasırotugiller (Cyperaceae) ailesi meyvelerini saran torbacık
eşanlamlısı - ütrikül
latince - utriculus
ingilizce - utricle
tunik: Bir gövde yumrusunu veya bir soğanı saran zarımsı örtü ve bu örtünün yapraklarından herbiri
eşanlamlısı - gömlek
latince - tunica
ingilizce - tunic
tüy: Bitkilerde çeşitli organların yüzeyinde bulunan çoğunlukla epidermal uzantılar
latince - pilus, trichoma
ingilizce - hair, trichome
yakıcı: Dokunulduğunda yakıcı etkisi olan (örn. ısırgan otu)
latince - urens
ingilizce - stinging
yapraksı: Genişleyerek yaprak şeklini almış, hatta görevini üstlenmiş herhangi bir organ
latince - phyllodium
ingilizce - phyllode
genç: Henüz erginleşmemiş, olgunlaşmamış çağda olan odunlu veya otsu bitki, ermemiş, yetişmemiş
eşanlamlısı - ham, ergen
latince - juvenalis, juvenilis, juvenis
ingilizce - youthful, juvenile
ergin: Gençlik dönemini tamamlayıp erginleşmiş, olgunlaşmış çağda olan odunlu veya otsu bitki
eşanlamlısı - yetişkin, olgun
latince - adultus, maturus
ingilizce - adult, mature
cılız: Tam olmayan, bazı kısımları gelişmemiş olan
eşanlamlısı - zayıf, çelimsiz
latince - depauperatus
ingilizce - depauperate
nahif: Çok zayıf, cılız ve çelimsiz yapıda olan
latince - gracilis, tenuis
ingilizce - slender


ANASAYFA          İLETİŞİM          KAYNAKÇA

Elektronik Türkiye Florası Projesi ANG Vakfı tarafından desteklenmektedir.